17 Ekim 2010 Pazar

satır arası



Çok güzel konuşuyordu.Sesinde annemin ninnilerinin rengi vardı.uzun zamandır yoktu yanımda annem ve babam.Yanlız ve özlemle büyüdüm şimdi burnumda,annemin kokusu kulağımda sevgilimin sesi, gözlerim yaşlı ama müthiş bir juzurla uyudum.

sabah odama avuç avuç dolan güneşle uyandım elimde telefon.karnımda açlık ve vücudumun her yanını saran bir sigara isteği vardı ama ne yiyebilir ne de içebilirdim.

çocukluk hayallerimle aynanın karsısına geçtim aynada gördüğüm uykudan şişmiş gözleri,kirli sakalları,dağılmış saçları olan adam beni müthiş korkuttu.bu ben olamazdım.ben hala babasının elinden tututup gezen,annesinin masallarıyla sıcacık koynunda uykuya dalan,bütün masumiyetiyle gülen bir çocuktum ama ayna yalan söylemiyordu.büyümek beni korkutmuştu anlaşılan bu yeni halime alışmam biraz zor olcaktı.

bu düşünceler içinde dışarı çıktım cebimde sigaram ve sadece vapur param vardı.yemek mi? onu da düşündüm tabi yemek bedava.

market selamımı almadı,kuafördeki kız yüzüme gülümseyip "merhaba "demedi.Anlaşılan onlarda bu yeni halime alışamadı.hava soğuktu bir sigara yakmak istedim,yakamadım.

bu gün kimse bana yol vermiyor.dolmuşlar beni arabaya almıyor,adres sorduklarım yanıtlamıyor,yağmur üstüme düşmüyor,rüzgar bana esmiyor,anlaşılan TÜM dünya bana küsmüş ancak önemli değil...ben uzun zaman önce öyle bir küfredip küstüm ki dünyaya...
sonunda kadı köy rıhtımında bekleyen vefalı bir dost bana eliyle gel işareti yaptı.koşa koşa gittim benden bilet almadı hemde en sıcak kmrsına aldı.beni eminönünde bıraktı vedalaştık ben ıslık çalarak o düdüğünü öttürerek ayrıldık.
saat akşama yaklaşıyordu açlığıma ve sigarasızlığıma son verecek şey ezandı.yavaş adımlarla sultan ahmete doğru yürümeye başladım yağmur benide ıslatmaya başladı.olabildiğince ıslansam,çok üşüsem,kulağımda tahrik edici bir müzik kaybolmuş halde yürüsem yolum sana açılsa göğsünü yastık saçlarını yorgan yapsam ve doyasıya uyusam...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ajandaya bir iz bıraksana:)